“Üstüme bir avuç toprak atın, beni doğaya bırakın” demişti; ancak vasiyeti hayran sevgisine yenik düştü. Tuncel Kurtiz’in isimsiz ve taşsız olmasını istediği mezarı, bugün yön levhaları ve taş çevrelemelerle çevrili durumda. Usta oyuncunun vasiyeti ile kabrinin son hali arasındaki çelişki, sosyal medyada “sanatçının isteğine saygı” tartışmasını başlattı.
2013 yılında aramızdan ayrılan “Ramiz Dayı” lakaplı usta oyuncu Tuncel Kurtiz, hayattayken gösterişten uzak, sade ve doğayla iç içe bir veda hayal etmişti. Balıkesir-Çamlıbel’deki mezarı için “Taş koymayın, ismimi yazmayın” vasiyetinde bulunarak, toprağın altında kimliğiyle değil, bıraktığı eserlerle anılmayı tercih etmişti. Ancak sanatçının kabri, yıllar geçtikçe adeta bir ziyaretçi akınına uğradı. Bu yoğun ilgi, yerel yönetimlerin ve hayranların mezarı bulabilmesi için ok işaretleri koymasına ve kabrin etrafının taşlarla belirginleştirilmesine neden oldu. Kurtiz’in doğada kaybolma isteğinin aksine, mezarın belirgin bir anıt alanına dönüşmesi, vasiyetin kutsallığı ile toplumsal hafıza arasındaki ince çizgiyi yeniden tartışmaya açtı.

Magazin gündemine düşen son görüntülerde, Kurtiz’in mezarının etrafının büyük taşlarla çevrildiği ve mezarın kime ait olduğunu belirtmek için üzerine isminin yazıldığı görülüyor. En çok dikkat çeken detay ise, ziyaretçi akını nedeniyle mezarlık girişinden itibaren mezarın yerini gösteren yönlendirme okları.

Sosyal medyada yapılan yorumlarda bir kesim, “Sanatçının vasiyetine saygı duyulmalı, mezar sadeleşmeli” derken; diğer bir kesim ise “Sevenleri onu ziyaret etmek istiyor, yerinin belli olması normal” görüşünü savunuyor.
Editör: Dilara Keskin
Beşiktaş 123 yaşında: 3 Mart – 19 Mart tarihleri arasında kutlanacak olan yıl dönümü etkinlikleri, semtin dört bir yanının özel logolarla donatılmasıyla başladı. Kulüp, kutlamaları sadece sportif başarıyla değil; şehit yakınlarına destek, kitap bağışları ve dev iftar sofralarıyla toplumsal bir şölen haline getiriyor. Türkiye’nin en köklü spor kulübü olan Beşiktaş, 123. gurur yılını camiasına yakışır […]